30 Kasım 2010 Salı

EN Büyük AŞKIM Dayıcığım..

Biraz hüzünlü bir yazı olarak gözükse de aslında son derece gerçekçi ve içten bir yazı olacak. Herkesin gözünde büyük bir kahramanı vardır... Benim yokmu var; olmadı mı???
Oldu, gel gör ki aslında inanın insanın bir tane muhteşem dayısı oluyor. Benim varrrrrrr çok şanslıyım:)  Geziyorum, okuyorum, yiyorum, içiyorum,  anlatıyorum, yazıyorum amaaaa biliyorum ki benim canım DAYIM bizi, yani beni gururla izliyor..
Ben onu çok seviyorum hep seviceğim... Yazmak istedim çünkü hep aklımda hep de olacak...
Muhteşem ve olağan dışı insanlar  hayatımızda hep olmayabilirler, en azından fiziksel olarak gözükmeyebilirler ama biliyoruz ki hep varlar hep de olacaklar...

Seni çok özlüyoruz...

Sevgiler Verve

29 Kasım 2010 Pazartesi

BAYRAM GÜNLÜGÜ Part 2

İyi akşamlar sevgili izleyicilerim:) Bugün çok keyifli olduğum için Part 2 kısmını bugün yazmayı uygun buldum.
Evet ORLANDO... Benim için tatilin en güzel günleriydi. 8-9 yaşlarında olmak istedim yalan söylemeyeceğim. Onların hissettiklerini 27 yaşından gün alan ben hissettim o ayrı...

Muhteşem bir otelde kaldık öncelikle onu söylemeliyim. Bir kere en önemli detay Disney'in içindeki otellerde kalmak çünkü Monorail ile her yere rahatlıkla ulaşmak mümkün.

Efenim otelimizin adı GRAND FLORİDİAN RESORT&SPA
  Böyle görkemli gözükmesine bakmayın gerçekten çok şeker ve fiyatlar uygun.
Odalardan görüntü budur artık ne diğim...
 
Muhteşem bir grup çıkıyor otele de ayrıca haberiniz olsun. Buralarda tahmin edersiniz ki alkol verilmiyor ama otelin içinde hem muhteşem bir müzik hem güzel bir kırmızı şarap içmek günün yorgunluğunu atmak için ideal.

Şimdi sizlere MAGİC KİNGDOM' dan resimler...
                                           
Beni en çok etkileyen görüntü buydu. Mickey ve Minnie'in christmas party durumu oldu biz oradayken:) Her taraf inanılmaz süslenmiş vaziyetteydi..

 Bu arada eklemek isterim ki tabiki muhteşem bir yılbaşı ağacı süslenmişti ve üzerinde nice mutlu yıllara da yazmaktaydı:) Bütün dillerde yazdığı için türkçeyi de unutmamışlar. E gevur memlekette olduğumuz için gururlandık tabi haliyle...

Şimdi sizlerle diğer resimleri de paylaşacağım sadece Magic kigdom değil tabiki ama en etkilediklerimizden biri olan balık gübresiyle sebze yetiştirme olayını eklemeden geçemeyeceğim.Amerikalılar ne diyim....


                                          
                                            
                                          
Veeeee Universal Studios....

                                                   
Veeeeeeeee HARRY POTTER....


  Böyle bir yerde var ve Hamburgeri show haberiniz olsun..
   Böyle bir şeyde var... Ama bu konu hakkında konuşmak istemiyorum ve tabiki binmedim.(yükseklik korkum var)
 Muhteşem bir tatildi, gerçekten yaş kaç olursa olsun gitmek, görmek, o zevki çocuklar gibi hatta daha büyük bir zevkle yaşamak lazım. Çocuk sevgim çok fazladır ilerde bir gün çoluk çocuğa karışınca en büyük zevkim tekrar tekrar buraya gitmek olacak sanırım:)


Gelelim benim yazmaktan bıkmadığım sizin okumaktan bıktığınız sevgili NY'a :)

Bu sefer sizleri bıktırıp tekrar tekrar aynı şeyleri yazmayacağım. Sadece şunu söylemek isterim ki NY yine NY'du değişen pek bir şey yok. Biz Türklerin istilası dışında:)

 Son seferlerde gidemediğim ANTİCA BOTTEGA DEL VİNO' dan bahsedebilirim sadece sizlere..
En son tatlı yeme fırsatı bulmuştum, yemeklerini maalesef yiyememiştim ama gel gör ki bu defa fırsatım oldu ve bayıla bayıla içtim o muhteşem asparagus çorbasını yedim o muhteşem ızgara tavuğunu e içtim tabi o güzel kırmızı şarabımı:)

                                                     
Süper bir yemekti.
 www.bottegadelvinonyc.com
7 East 59th Street New York, NY 10022
212.223.3028
Birde Verona, Italy'de var imiş ben bilmiyordum ilgililere duyurulur.
www.bottegavini.it (yanlış almadıysam Veronadaki mail adres durumu bu)

 Başka neler yaptık bir düşüneyim....

 Bondu artık yazmayacağım çünkü çok yazdım:) artık sushi konusunda NY'a gidince başka yerde yemezsiniz diye düşünüyorum:)

Sevgili arkadaşlarımız sayesinde o güzel ve bayıldığım galleri de Wolf and Lamb' den iki muhteşem dj dinledik.
 Onun dışında 30  dereceden ciddi bir soğuk yere gitmek zor gelmedi mi geldi tabiki ama denecek çok bir şey yok NY burası..


Felix de güzel bir yemek yedik.. 6 saat oturduk öyle söyleyeyim, Minik kuzum cey' de benleydi o yüzden daha da güzeldi:)                                                                                                             
Bu olağanüstü çocuğu hem şekerliğinden hem bizimle birlikte yan masada ailesiyle birlikte 6 saat gıkı çıkmadan oturduğundan ve herkesi eğlendirdiğinden
tebrik etmek,  sizlerle tanıştırmak istiyorum:)                      

Alışveriş konusunda pek bir detay veremeyeceğim çünkü çok az günüm olduğu için ny da hepinizin bildiği mağazalara girdim, enteresan bir şey yok yani..

Sizlere veda etmeden JFK havaalanında gördüğümüz bir görüntüyü sizlerle paylaşmak istiyorum..



Bu arada son olarak eklemek isterim ki bütün kahvaltılaramızı Pret A Manger de ettik. İnanılmaz taze ve güzel her şey haberiniz olsun..
Buyrunuz kahvaltı tabağım..

Çok güzel bir tatildi ama yetti:) Uzun süre buralardan gitmek bana pek olmuyor galiba..
İstanbulu Çok özlüyor insan yalan söylemiyceğim...


Sevgilerim ve Saygılarımla Verve                                                                                                                                       

27 Kasım 2010 Cumartesi

BAYRAM GÜNLÜGÜ Part 1

Veeeeee Blog başına....Bu blog işine iyi alıştım hatta yazmadığım zaman ciddi bir eksiklik hissediyorum düşünün :) Şu küçük operasyonu da fırsat bilip hazır evde istirahatteyken sonunda gecikmeli bayram seyahatimizi yazıyım, gidilecek, görülecek yerleri bildiriyim istedim. Yazımı ikiye ayıracağım bilginize. Ee sizleri de okurken sıkmamak lazım..

Öncelikle bayramın ilk durağı olan Karayipler'in cennet adası denilen Bahamas takım adalarından Nassau'dan başlamak istiyorum.  Beklediğimden daha enteresan bir yer çıktı onu söyleyeyim öncelikle ama aslına bakarsanız hakkında çok da bir şey bilmiyordum AFTER THE SUNSET ve INTO THE BLUE filmlerinin burada çekildiğini bilmem dışında. Siger ve Cookie kod adlı sevgili arkadaşlarımızın peşine takılıp gittiğimiz ve davetlerinden çok memnun kaldığımız  3 gece yaşadık Bahamas da öncelikle bunu bildirip onlara buradan da bir kez daha teşekkür etmek isterim. Biz ATLANTİS PARADİSE İSLAND da kaldık. İçinde sanıyorum 6 adet otel bulunduran küçük bir şehir burası.  Biz COVE ATLANTİS'i tercih ettik çok da iyi yaptık. Sebeplerini şöyle açıklayabilirim hem daha şık ve elit hemde 0-12 yaş turistik gençlerimiz burada yok:)
Bahamas'a tatil yapmanın dışında kumar oynamaya gelen bir kesim de yok değil çünkü gerçekten büyük ve güzel bir casinosu var. Fakat aldığım bir  bilgiye göre  kumar oynamak sadece yabancılara serbest ada halkına ve bahama haklına yasak imiş.

Atlantis de The Dig adlı enteresan bir su şehri de var. Burayı yer altı hayvanat bahçesi diye de adlandırabiliriz.


Otelin içinde birde çok şeker bir yer vardı. El yapımı purolar olan bir yer. Tanesi 250 dolar o ayrı:) Benim merakım olmadığı için almadım ama sizler için resmini çektim.



Şimdi sizlere Singer ve Cookie sayesinde gittiğimiz 3 adres. Yolunuz düşerse buralarda yemeden gelmeyin.

Cafe MARTINIQUE:
Muhteşem bir Fransız restoranı. Sizlere çok bir şey söylemeyeceğim sadece chefinin adını söylemem yeterli olacaktır sanırım. Karşınızda JEAN-GEORGES VONGERICHTEN.
Pasta chefi ise: RYAN HARRIS
Sanırım bu isimler sizlere bu yerin nasıl bir yer olduğu hakkında bir fikir edinmezi sağladı:)
Buyrun bir kaç resim


                  
  En sevdiğim çorbadır Bal kabağı çorbası. Buda içtiğim en güzellerinden biriydi London NYC'deki ördekle yapılan bal kabağı çorbası dışında:)
                                         

    Sakın etin rengine bakmayın tamamiyle resmi düzgün çekmemem den kaynaklanmakta yoksa tam kıvamı pişmişti ki ben bayaaaa az pişmiş severim

                                            .
Biz bu muhteşem yemek ile Napa valley SILVER OAK 2005 içtik bilginize..

POOP DECK:
İnanamayacağınız yerel bir deniz mahsulleri restoranı ama inanın tam yerel plastik sandalyeler falan düşünün ama keyfine ve lezzetine diyecek tek bir kelime yok ama rezervasyon şart acayip bir kalabalık var çünkü.   Kendini şu şekilde anlatmış POOP DECK ;                                                                                                                  
                                                  There is....
                                                    No other place
                                                    Near this place
                                                    Like this place
                                                         So....
                                                                      This must be the PLACE


                                 Daha ne olsun....                  
Bu şeker Bar'dan lütfen buranın yerel birası KALIK'i istemeyi unutmayın...


NOBU:
En iyi şubesi olabilir ATLANTİS deki:) Ama maalesef resimlerini bulamıyorum çok üzgünüm.

Son olarak Bahamalar serüvenini Yunuslarla yüzdüğümüzü bildirerek bitiriceğim. İnanılmaz bir deneyimdi herkesin hayatında bir kere denemesi şart.
    Teşekkürler Singer ve Cookie


Sevgilerimle Part 2 de görüşmek dileğiyle Verve