Bu blog işi çok eğlenceli olmaya başladı.Hafif huzursuzluk çıkarıp şu sıralarlar bloglarla kafayı bozduysam da yakında toparlarım:) Bildiğiniz gibi amacım tamamen eğlence bu nedenle sizlere yeni duyduğum, gittiğim , okuduğum son bilgileri aktarıcam. Ortaya karışık bakalım beğenicekmisiniz..
CİPRİANİ: Herkesin de bildiği gibi yurdumuzda açılmasına az kalan sevgili ciprianimiz hakkında oldukça söylenti var Fakat en son kulağıma gelen şefinin belli olduğu. Kendisi Conrad ve Prego dan tanıdığımız Batuhan Zeynioğlu imiş...
VOGUE:Merakla beklediğim Vogue restaurant sonunda yenilendi. Ben gidemedim ama duyduğum ve giden arkadaşlarımdan aldığım bilgiler son derece pozitif.En kısa zamanda gidip zaten çok sevdiğim bu restaurantı sizlerle paylaşıcam. 12.00-02.00 saatleri arası açık olan Vogue yine istanbulun göz bebeği.
Spor cad.BJK Plaza A Blok No:48 Kat:13 Akaretler Beşiktaş Tel:0212 227 44 04
KALAMATA: Meyhanelerde gerçekten eğlenen biri olarak bu sene ki doğum günümü bir rum meyhanesi olan Kalamatada yapmaya karar verdik. Bir kere gitmiş bulunduğum bu şeker ve eğlenceli yerde hem muhteşem mezeler yedik hemde çok keyifli zaman geçirdik. ( Doğum günü notlarımı 2 kasım dan sonra sizlerle paylaşıcam tabiki ama şimdilik...)
Adres : Süleyman seba caddesi no: 45 Akaretler Sıraevler Beşiktaş. Tel : 0212 258 87 88 Kalamata Meyhane
CONTEMPORARY İSTANBUL: Contemporary İstanbul Yine ve Yeniden bizlerle. 25 ve 28 kasım arası tüm dünya sanatçılarını, müze müdürlerini, sanat eleştirmenleri, ulusal ve uluslararası galerileri Lüfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda buluşturuyor. Sanat diyorsanız Sakın kaçırmayın:)
Bu arada ufak bir not: Cemal Hünal, Onur Şenay ve Akasya Asıl Türkmenin muhteşem tiyatro oyunu AŞK KOKUSU'nu sakın kaçırmayın. www.tiyatrosenay.com
Bu gecelik bu kadar.. Benim uyku vaktim geldi hepinize iyi geceler...
Sevgiler Verve
31 Ekim 2010 Pazar
30 Ekim 2010 Cumartesi
Hastası Olduğum Chefler...
Herkesin kendine göre bir damak tadı vardır. Beğendiği, takdir ettiği ve özenle izlediği birde chefleri vardır. Bu gece ki yazımda sizlerle benim biricik cheflerimi paylaşmak isterim...
Tabiki Esen Hünal Blake ile başlamak durumundayım:)
Kendisi en yakın arkadaşım olmakla beraber muhteşem bir chef'tir. İstanbulun en genç chefi olmasının yanı sıra her geçen gün yeni bir başarıya imzasını atıyor bizde heycanla neler yapacağnı bekliyoruz. Şimdi de süper şeker bir blog açtı mutlaka takip edin...
www.esenblake.blogspot.com
Sırada Yakışıklı chefimiz Carlo Bernardini var:
Babaannesinin yaptığı olağanüstü yemeklerle büyüyen aynı zamanda Venediğin evrensel mutfağından da yararlanan Carlo Bernardini Culinary school of venice mezunu.Kendi catering ve event şirketini kuran Bernardini şimdi hem süper bir chef hemde muhteşem bir şirketin sahibi.
www.carlobernardini.com
Ve karşınızda Anthony Bourdain..
Onun için fazla söze gerek yok sanırım.. Kitchen Confidential gibi bir eseri bize kazandırmakla beraber No Reservation isimli Tv programıyla da sevenlerinin kalbine bir kez daha taht kurmuştur.
Merakla izlenen Mehmet Gürs:
1969 Finlandiya doğumlu Gürs 2003 yılında özel başarı ödülü ve en iyi chef ödülüne layik görülmüştür. İstanbul yiyicek,içicek, num num , mikla, nuteras, ve tabiki unutamadığımız downtown'a katkıları büyüktür..
Sihirli Elleriyle Ece Aksoy:
9 Ece Aksoyun kurucusu Biricik Ece hanımın zeytinyağlılarını yemediyseniz hayatınızda çok büyük bir eksiklik var demektir. O keyifli sohpeti ve muhteşem yemekleriyle bizim herşeyimiz..
www.dokuzeceaksoy.com
Ben benim İdollerimi sizlere aktarmış bulunmaktayım... Daha sizlere çok chef anlatırım ama şimdilik sizlere paylaşmak istediğim özel insanlar bu kadar:)
Sevgilerimle Verve
Tabiki Esen Hünal Blake ile başlamak durumundayım:)
Kendisi en yakın arkadaşım olmakla beraber muhteşem bir chef'tir. İstanbulun en genç chefi olmasının yanı sıra her geçen gün yeni bir başarıya imzasını atıyor bizde heycanla neler yapacağnı bekliyoruz. Şimdi de süper şeker bir blog açtı mutlaka takip edin...
www.esenblake.blogspot.com
Sırada Yakışıklı chefimiz Carlo Bernardini var:
Babaannesinin yaptığı olağanüstü yemeklerle büyüyen aynı zamanda Venediğin evrensel mutfağından da yararlanan Carlo Bernardini Culinary school of venice mezunu.Kendi catering ve event şirketini kuran Bernardini şimdi hem süper bir chef hemde muhteşem bir şirketin sahibi.
www.carlobernardini.com
Ve karşınızda Anthony Bourdain..
Onun için fazla söze gerek yok sanırım.. Kitchen Confidential gibi bir eseri bize kazandırmakla beraber No Reservation isimli Tv programıyla da sevenlerinin kalbine bir kez daha taht kurmuştur.
Merakla izlenen Mehmet Gürs:
1969 Finlandiya doğumlu Gürs 2003 yılında özel başarı ödülü ve en iyi chef ödülüne layik görülmüştür. İstanbul yiyicek,içicek, num num , mikla, nuteras, ve tabiki unutamadığımız downtown'a katkıları büyüktür..
Sihirli Elleriyle Ece Aksoy:
9 Ece Aksoyun kurucusu Biricik Ece hanımın zeytinyağlılarını yemediyseniz hayatınızda çok büyük bir eksiklik var demektir. O keyifli sohpeti ve muhteşem yemekleriyle bizim herşeyimiz..
www.dokuzeceaksoy.com
Ben benim İdollerimi sizlere aktarmış bulunmaktayım... Daha sizlere çok chef anlatırım ama şimdilik sizlere paylaşmak istediğim özel insanlar bu kadar:)
Sevgilerimle Verve
Happy Halloween:)
Happy Halloween sevgili blogcular.. Blogumu blogspotta taşımış bulunmaktayım. Heycanlı ve mutluyum:)Bu hafta 29 ekim münasebetiyle geçirdiğim az ama öz tatil renkli ve güzel geçti.Halloween party lerinin renk kattığı hafta sonumuza birde paper moon da yediğimiz güzel bir bayram yemeği eklenince çok keyifli bir tatil geçirmiş olduk. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır tabiki..
Perşembe günü katıldığımız Anjeliqeude DJ Kerem Ongerin önderliğindeki party muhteşemdi. Üniversiteden beri katılmadığım o çok eğlenceli halloween partylerini özlemişiz onu anladık. Yaklaşık 15 kişilik grubumuzun özenle hazırlanmaları saygıya değerdi... Sizleri saygıyla selamlıyorum zaten genç yada hala genç kalanlar:)
Ortam güzeldi , Müzik çok keyifliydi birde üstüne Kostümler eklenince herşey çok eğlenceli oldu.
Umarım sizlerde Halloween etkinliklerine katılmışsınızdır.
Ps:DJ Kerem Onger her perşembe Anjelique de haberiniz olsun... sakın kaçırmayın
Makinemde daha bir sürü süper foto var. Sizlere mutlaka ileticem bilginize :)
Sevgiler Verve
Perşembe günü katıldığımız Anjeliqeude DJ Kerem Ongerin önderliğindeki party muhteşemdi. Üniversiteden beri katılmadığım o çok eğlenceli halloween partylerini özlemişiz onu anladık. Yaklaşık 15 kişilik grubumuzun özenle hazırlanmaları saygıya değerdi... Sizleri saygıyla selamlıyorum zaten genç yada hala genç kalanlar:)
Ortam güzeldi , Müzik çok keyifliydi birde üstüne Kostümler eklenince herşey çok eğlenceli oldu.
Umarım sizlerde Halloween etkinliklerine katılmışsınızdır.
Ps:DJ Kerem Onger her perşembe Anjelique de haberiniz olsun... sakın kaçırmayın
Makinemde daha bir sürü süper foto var. Sizlere mutlaka ileticem bilginize :)
Sevgiler Verve
Yakışmadı NUSR-ET...
Hey hey hey....Sizlerden bu aralar da biraz uzak kaldım ama inanın boş durmadım bolca malzeme topladım.Bazıları iyi bazıları mağlesef şu an yazıcağım gibi negatif oldu...Öncelikle eleştiri yapmak bana düşmez, kimseyi de kritike etmek istmem ama sevgili arkadaşım yiğitin söylediği gibi burda amaç gerçek ve doğruları yazmak. Geçen akşam çok ama çok beğendiğimiz nusrete bir kez daha gittik.Yemekler her zamanki gibi muhteşemdi amaaaaaa hiç hoş olmayan bir davranışla karşılaştık.. Öncelikle herkesin bildiği gibi müşteriye özenle davranmak en özel ve güzeldir. Iyi bir müşteri bunu asla unutmaz çünkü..Biz de iyiyi ve kötüyü ayırabilen insanlar olduğumuz için hayal kırıklığına uğradık. Bol bol yemek yiyip güzel de şaraplar içen, çıkıntı olmayan ve nusretin reklamını belki de onlardan bile iyi yapan müşteriler olarak dışarda yemeğimiz bitmek üzereyken yağmur yağmaya başladı..E normal olarak bizde şemsiye istedik. Koyucak şemsiyelerinin olmadığını öğrenincede yağmurda oturamıycağmız için içerde hesabı öderken bir baktık Beyazıt Öztürk geldi nusrete..Buraya kadar herşey normal sonra bir bakalım ünlü showmen beyaz beyi bizim masaya almışlar birde yandan şemsiye getirtmişler.Anlıycağnız gibi müşteri ünlü olunca nusret de küçük bir hata yaptı..
Sevgili okuycular daha önce yazdıklarım sonuna kadar geçerlidir lezzet yine muhteşemdi AMA bize sanırım yetti.Biz güzel etçimizden, onlar da iyi müşterilerinden oldular:)
Ne demişler aslında güzellik detaylarda gizlidir...Anlayana:)
Sevgiler Verve
Sevgili okuycular daha önce yazdıklarım sonuna kadar geçerlidir lezzet yine muhteşemdi AMA bize sanırım yetti.Biz güzel etçimizden, onlar da iyi müşterilerinden oldular:)
Ne demişler aslında güzellik detaylarda gizlidir...Anlayana:)
Sevgiler Verve
25.10.2010
Pazartesileri kim sever ki diyerek başlamak istiyorum çünkü ben bayılmam. Pazar günlerimizin korkulu rüyası Pazartesi günleri birde yetmezmiş gibi Pazar günümüzü de mahveder. Sakin geçmiştir hep pazartesilerim açıkcası evden çıkmayı da hiç sevmem amaa işler David Fincher'ın The Social Network filmine gelince değişti.
Film öncesinde NUM NUM da yemeğe karar verdik. Eskiden çok giderdim num num'a ne oldu da bıraktım bilmiyorum ama pazartesi günü bana sinema öncesi yenicek güzel bir yemek olduğunu tekrar hatırlattı num num.
Bir yer buffalo wingsi bu kadarmı güzel yapar.. Çok ama çok iyiydi her zamanki gibi.Ben tavuk şiş yanında sebze yedim gayet başarılıydı ,Mırmır ve eta tavuk shnitzel yediler ki baya lezzetliymiş. Zaten mırmır bir schnitzel ustası olduğu için onun zevkine çok güvenirim..
Keyifliydi tavsiye ederim.. www.numnum.com.tr
Ardından tabiki o muhteşem film. Zaten David Fincher'a söylenicek birşey yok. Biz çok çok beğendik bence siz de mutlaka gidin ve görün..
İmdb 8.5 vermiş bilginize:)
Sevgiler Verve
Film öncesinde NUM NUM da yemeğe karar verdik. Eskiden çok giderdim num num'a ne oldu da bıraktım bilmiyorum ama pazartesi günü bana sinema öncesi yenicek güzel bir yemek olduğunu tekrar hatırlattı num num.
Bir yer buffalo wingsi bu kadarmı güzel yapar.. Çok ama çok iyiydi her zamanki gibi.Ben tavuk şiş yanında sebze yedim gayet başarılıydı ,Mırmır ve eta tavuk shnitzel yediler ki baya lezzetliymiş. Zaten mırmır bir schnitzel ustası olduğu için onun zevkine çok güvenirim..
Keyifliydi tavsiye ederim.. www.numnum.com.tr
Ardından tabiki o muhteşem film. Zaten David Fincher'a söylenicek birşey yok. Biz çok çok beğendik bence siz de mutlaka gidin ve görün..
İmdb 8.5 vermiş bilginize:)
Sevgiler Verve
Yıllanmış Şarap Gibi Bir Akşam!
Arkadaşlarla yapılmış güzel bir kahvaltı ve geçen soğuk bir günden sonra gelen güzel bir telefonla akşam sevgili arkadaşımız Melda Tunanın bizi yılların eskitemediği şamdana yemeğe çağarmasıyla akşamımız renklenmiş oldu.Hem şamdanın muhteşem yemeklerini yemiş olucam hemde meldadan belki bir iki güzel tarif yakalayabilmiş olucaktım oyüzden aslında yemekte avantajlı olan ben oldum:) Herkesin de bildiği gibi etiler Şamdan 30 yıldır başarılı işletmeci Mehmet Tunanın biricik evladı..Şamdanı en güzel açıklıyan cümle ise sitesinde yazdığı gibi Şamdan Moda Değil Klasiktir!
Ben o muhteşemmmmm ama muhteşeeeem moules marinier in sosunun tarifi sevgili şefimiz melda tuna dan çaldım belki bir sonraki yazıda sizlerle paylaşmak için izin alırım. Gece eğlencesini bilmem ama güzel bir yemek keyifli bir sohbet için Şamdan eskisinden de dinamik genç ve hızlı geliyor haberiniz olsun..
Adres:Nispetiye cad. no:30 Etiler tel:0212 263 48 98-265 70 48
E-Mail:istanbul@etilersamdan.com

Biz muhteşem bir yemek yedik,güzel eğlendik e masamızda dj kerem onger olunca da iyi müzik dinledik herkese şiddetle tavsiye ederim
E bir kaç resim geceden lazım amatör ama işe yarar:)
Bu muhteşem moules'ün bitmemiş ve güzel bir resmini koymak isterdim ama ne yazikki masamızda10 saniyede tükendi şimdilik bu kadar..
Sevgiler Verve
Ben o muhteşemmmmm ama muhteşeeeem moules marinier in sosunun tarifi sevgili şefimiz melda tuna dan çaldım belki bir sonraki yazıda sizlerle paylaşmak için izin alırım. Gece eğlencesini bilmem ama güzel bir yemek keyifli bir sohbet için Şamdan eskisinden de dinamik genç ve hızlı geliyor haberiniz olsun..
Adres:Nispetiye cad. no:30 Etiler tel:0212 263 48 98-265 70 48
E-Mail:istanbul@etilersamdan.com
Biz muhteşem bir yemek yedik,güzel eğlendik e masamızda dj kerem onger olunca da iyi müzik dinledik herkese şiddetle tavsiye ederim
E bir kaç resim geceden lazım amatör ama işe yarar:)
Bu muhteşem moules'ün bitmemiş ve güzel bir resmini koymak isterdim ama ne yazikki masamızda10 saniyede tükendi şimdilik bu kadar..
Sevgiler Verve
Gourmet Garage***
Küçükken hatırlıyorum da bayılırdım Şütte'den baget sandviçlere. Bu sabah aynı duyguyu hissederek uyandım. Kız kardeşimden Gourmet Garage ın bu konuda usta olduğunu duymuştum. Ulus'da bulununan bu süper yer tam benlik:) Muhteşem şarküteri ürünleri, güzel peynir ve şarap çeşitleri ve tabiki tam damağımıza göre tatlılar.
Biz sepetimize neler mi koyduk?
*2 adet sandwich yaptırdık Öncelikle ilk olanı amerikan salatası, domuz jambon ve gravyer peynirli
*Diğeri ise: phiedelphia peynir, brie, macar salamı ve domates
*Taze sıkılmış portakal ve nar suları
*Mercimek köftesi, biber dolması
*Taze yapılmış ekmek kadayıfı ve ıslak çikolatalı kek
Fakat size belirtmek isterim ki fiyatlar normal bir marketten çok daha pahalı.
Güzel bir brunchG oldu.. Fiyatlar yüzünden sık sık değil ama zaman zaman uğramanızı tavsiye ederim:)
Tel: 0212 324 24 13
Sevgiler Verve
Sufle!!!!!
Herkese iyi pazarlar bu başlığın yeterince açıklıyıcı olduğunu düşündüğüm için bu kadar kısa bir başlık attım:)Çünkü hayatımda yediğim en iyi sufleyi bunca yıldan sonra ilk defa dün akşam yedim.Olağanüstüydü. Bildiğiniz gibi sufle Fransız mutfağana ayittir çok da fazla çeşidi vardır.Yumuşak ve kabarık olur.Fakat göründüğü kadar kolay değildir.Dün akşam yediğim sufle hem çok büyüktü hem çok güzeldi hem de küçük sufle kabında yapılmamasına rağmen çok da güzel tutmuştu.Sizin için tarifini öğrendim.İşte muhteşem sufle tarifimiz...

Bu tarif 4 kişiliktir:
30 gr tereyağ
3 çorba kaşığı un
250 ml süt
200 gr bitter çikolata
4 yumurta sarısı ama çırpılmış
1 yumurta beyazı
İnce detaylar:Dünküi suflenin içinde bir parça sütlü çikolata vardı ve içine biraz mahlep konulmuştu:)Mahlepin ayarını sakın kaçırmayın..
Fırınımızı 210 derece ısıtalım.
Sufle kalıplarımızın içini eritilmiş tereyağ ile yağlayıp şekerde ekleyerek her tarafına buluyalım..
Tereyağmızı eritelim.Eridikten sonra unumuzu ilave edelim ve devamlı tahta kaşık ile karıştıralım.
Rengi dönünce ve baloncuklar çıkınca sütümüzü ilave edelim.Arada sırada karıştırarak sütümüzü kaynatalım.
Kaynadıktan sonra ocaktan alıp bitter çikolatamızı ve sütlü çikolatamızı ekliyerek çikolataları eritelim.
Daha sonra çırpılmış yumurtaları vesahlepide ekliyerek hepsini yedirelim.
Bu arada yumurta akını dağ gibi kabarana kadar mikser ile çırpalım..(bence en önemli detay bu)
Köpüğü ve diğer çikolatalı karışımı birleştirip tahta kaşıkla bir kere karıştıralım.
Sufle kalıplarımıza bölerek fırınımızda 20 dakika pişirelim.
Fırından çıkar çıkmaz servis yapılmalıdır..
Krema ve pudra şekeriyle süsleyebilirsiniz..
Biz Leyla Aydın sayesinde yeni bir sufle tarifine kavuştuk mutlaka sizde de deneyin ben deniyceğim çünkü..
Sevgilerimle
Verve
Bu tarif 4 kişiliktir:
30 gr tereyağ
3 çorba kaşığı un
250 ml süt
200 gr bitter çikolata
4 yumurta sarısı ama çırpılmış
1 yumurta beyazı
İnce detaylar:Dünküi suflenin içinde bir parça sütlü çikolata vardı ve içine biraz mahlep konulmuştu:)Mahlepin ayarını sakın kaçırmayın..
Fırınımızı 210 derece ısıtalım.
Sufle kalıplarımızın içini eritilmiş tereyağ ile yağlayıp şekerde ekleyerek her tarafına buluyalım..
Tereyağmızı eritelim.Eridikten sonra unumuzu ilave edelim ve devamlı tahta kaşık ile karıştıralım.
Rengi dönünce ve baloncuklar çıkınca sütümüzü ilave edelim.Arada sırada karıştırarak sütümüzü kaynatalım.
Kaynadıktan sonra ocaktan alıp bitter çikolatamızı ve sütlü çikolatamızı ekliyerek çikolataları eritelim.
Daha sonra çırpılmış yumurtaları vesahlepide ekliyerek hepsini yedirelim.
Bu arada yumurta akını dağ gibi kabarana kadar mikser ile çırpalım..(bence en önemli detay bu)
Köpüğü ve diğer çikolatalı karışımı birleştirip tahta kaşıkla bir kere karıştıralım.
Sufle kalıplarımıza bölerek fırınımızda 20 dakika pişirelim.
Fırından çıkar çıkmaz servis yapılmalıdır..
Krema ve pudra şekeriyle süsleyebilirsiniz..
Biz Leyla Aydın sayesinde yeni bir sufle tarifine kavuştuk mutlaka sizde de deneyin ben deniyceğim çünkü..
Sevgilerimle
Verve
LONDON Calling!!
Londra hiç bilmediğim bir şehirdi en son 8 yaşında gittiğim için tahmin edersiniz ki çok zaman geçti:)Ama bayıldım çoook sevdim hava da şansımıza çok güzeldi düşünün londradasınız ve hava güneşli daha ne istersiniz ki..Muhteşem yemekler yedim,güzel alışveriş yaptım e bunları sizle paylaşmıycaksam blog niye açtım..
Öncelikle arkadaşlarımın yardımını söylemek zorundayım bana gidilicek yerleri daha gitmeden paylaştılar thanx Alistair ve Ayşe ablacım:)Şimdi sizlere onların tavsiyeleriyle gittiğim yerleri ve kendi keşfettiğim yerleri yazıcam...e tabi orda ki arkadaşlarımı da unutmamak lazım:)
Öncelikle SKETCH restaurant dan başlamak zorundayım muhteşem bir yer..Michelin yıldızlı bir şefin elinden çıkmış dekorasyon olağanüstü tuvaletlere bakmanız şart çok etkilendim paylaşmak zorundayım..
9 Conduit st rez:08707774488

YAUATCHA: Hakkasanın sahibine ait süper bir rest. Ördeği denemeye değer ve buranın üst katı pastane ve çay çok ama çok leziz lütfen deneyin..15 Broadwıck rez:02074948888

Keyifli ve hızlı bir yemek için BELGOS ama rezervasyon şart covent garden tarafında bir sitesine göz atın:www.belgo-restaurants.co.uk
Ve tabiki Philippe Starckin otelinin içinde ki Light Bar otelin adı ST Martins ben asla kalmam bana çok fazla ama barı görülmeye değer..Gitmişken de cheescake shot yapmayı unutmayın;Leicster square'de ve işte internet edresi;
www.stmartinslane.comBildiğinix gini milyonlarca pub var ama biz en çok THE PHENE'i sevdik adresi maalesef yok elimde ama oxford strrete yakın.

Ve tabiki NOTHİNG HİLL ben en çok buryayı sevdim size çok yer anlatamam gidip görmeniz şart alışveriş ikinci el mağzalar ve tabiki süper şeker pub lar...
VEEEEEEEEEEEEEEEEEEE Alışveriş:
Öncelikle Harvey Nicholson'ı görmeden gelmeyin burdakiyle alkası yok pahalı ama çok güzel..
*Harrods'ı yazmama gerek yok sanırım:)
*Alışveriş merkezi olarak Selfridges'i mutlaka görün
*Sohoyu da gezmeyi sakın unutmayın...
*İşte en güzeli en sona bıraktım tabiki londrada ki arkadaşlarımdan izin alarak..Beni muhteşem bir mağzaya götürdüler hem şık hem güzel hem ucuz mutlaka ama mutlaka gidin:AQUA 12 Foubert's Place London W1F7PG www.aquabyaqua.com
Ben 5 günde ancak bu kadar bilgi edinebildim imla hatalarıma takılmazsanız çok da kötü anlatmadım:)
sevgilerimle
verve

Öncelikle SKETCH restaurant dan başlamak zorundayım muhteşem bir yer..Michelin yıldızlı bir şefin elinden çıkmış dekorasyon olağanüstü tuvaletlere bakmanız şart çok etkilendim paylaşmak zorundayım..
9 Conduit st rez:08707774488
YAUATCHA: Hakkasanın sahibine ait süper bir rest. Ördeği denemeye değer ve buranın üst katı pastane ve çay çok ama çok leziz lütfen deneyin..15 Broadwıck rez:02074948888
Keyifli ve hızlı bir yemek için BELGOS ama rezervasyon şart covent garden tarafında bir sitesine göz atın:www.belgo-restaurants.co.uk
Ve tabiki Philippe Starckin otelinin içinde ki Light Bar otelin adı ST Martins ben asla kalmam bana çok fazla ama barı görülmeye değer..Gitmişken de cheescake shot yapmayı unutmayın;Leicster square'de ve işte internet edresi;
www.stmartinslane.comBildiğinix gini milyonlarca pub var ama biz en çok THE PHENE'i sevdik adresi maalesef yok elimde ama oxford strrete yakın.
Ve tabiki NOTHİNG HİLL ben en çok buryayı sevdim size çok yer anlatamam gidip görmeniz şart alışveriş ikinci el mağzalar ve tabiki süper şeker pub lar...
VEEEEEEEEEEEEEEEEEEE Alışveriş:
Öncelikle Harvey Nicholson'ı görmeden gelmeyin burdakiyle alkası yok pahalı ama çok güzel..
*Harrods'ı yazmama gerek yok sanırım:)
*Alışveriş merkezi olarak Selfridges'i mutlaka görün
*Sohoyu da gezmeyi sakın unutmayın...
*İşte en güzeli en sona bıraktım tabiki londrada ki arkadaşlarımdan izin alarak..Beni muhteşem bir mağzaya götürdüler hem şık hem güzel hem ucuz mutlaka ama mutlaka gidin:AQUA 12 Foubert's Place London W1F7PG www.aquabyaqua.com
Ben 5 günde ancak bu kadar bilgi edinebildim imla hatalarıma takılmazsanız çok da kötü anlatmadım:)
sevgilerimle
verve
Saturday Night Live!
Cumartesi günlerini oldum olası sevmem. Cuma günlerı fun'ıyımdır.Cumartesi günleri her taraf çok kalabalıktır ne gittiğin yerden birşey anlarsın, ne yediğin yemekten nede içtiğin içkinin bir tadı vardır.
Amaaa bu cumartesi farklıydı çok keyifli ve eğlenceli bir cumartesi geçirdik koda adı MİNAN isimli arkadaşımızında büyük payı var tabi:)
Bir iki gün önceden cumartesi tepebaşı The Marmara Peranın içindeki Miclaya gitmeye karar verdik.Ben iki kere gitmiştim Miclaya oda ilk açıldığı zamanlar sonrada aslında sizlere yalan söyliyemiyceğim çok bozulduğunu duymuştum ama hiç de öyle değilmiş herşey muhteşemdi valla:)
Biz biraz erken gidip barında içki içmeye karar verdik e muhteşem bir manzara çok da keyifli bir bar olunca kaçırmak istemedik.
20:30 gibi yemek masasına geçmiştik.
Başlangıç olarak Keçi Peynir ve İncirli Karakovan ballı tartolet yedik gerçekten lezizdi.
Ana Yemek olarak Fener balığı, Kılıç balığı,Fırında Bonfile ve Tavada Bonfile yendi. Benim tavada bonfilem gerçekten çok lezzetliydi.
Şarap olarak bir kısmımız beyaz tercih ederken bir kısmımız 2006 NIPOZZANO CHIANTI RUFINA'yı tercih etti.
E kilomuza ve hayatımıza dikkat eden bir grup olduğumuz için:) Tatlı yemekten kendimizi alı koymak zorunda kaldık oyüzden tatlılar hakkında bir yorum yapamıycağım.
Micla bizim masadan ortalama 8 aldı.Keyfli bir akşam yemeği için sizlere Micla'yı rahatlıkla önerebilirim.
ARTILARI:
*Servis gerçekten başarılıydı.Mert Yılmaza teşekkür ederiz.
*Yemekten önce içilen vodka tonic servisi çok başarılıydı.Şişe ile birlikte gelmesi masamız açısından büyük artı aldı.
*Yemekten sonra içtiğimiz limoncello'lar konusunda hiç cimri değildiler.Konyak servisi de masada şişeyle birlikte yapıldığı için tahmin edersiniz ki 10 puanı içkilerden almış oldu Micla.
*Ambiyans çok keyifli zaten müşterilerin çoğu yabancı.Biz yuvarlak masayı tercih ettik size de 6 kişilik bir yemek için önerebilirim çok daha keyifli sohpet edebiliyorsun.
EKSİLERİ:
*Kılıç balığı yiyen arkadaşımız balığın biraz sert olduğunu bildirdi bende bunu sizlerle paylaşmak zorundayım:)
*Daha önce menüde olan Türüflü Püre artık yok.Normal ve sade bir püreyi tercih etmişler ki bence büyük hata çünkü türüflü püre denemeye değerdi.
*Garnitürler biraz zayıf kalmış. Bu denli ağar ve güzel bir menü için daha başka garnitürler bekliyor insan.
Deneyin...
Cumartesi akşamımıza bir doğum günü partysiyle devam ettik.Ben çok uzun zamandır ne bu kadar dans etmiş ne bu kadar güzel müzik dinlemiştim.Otto santralin içinde katıldığımız bu doğum gününe bizi davet ettikleri için minan ve merraya çok ama çok teşekkür ederiz..
Ve olağanüstü müziği bize sağlayan DJ YUNUS ve DJ AYŞE' söylenebilicek tek bir kelime var ELLERİNİZE VE MÜZİĞİNİZE SAĞLIK...MUHTEŞEMSİNİZ
Sevgiler VerVE
PS:İmla hatalarımla ilgili gelen maillardan sonra asla düzeltmemeye karar verdim! E herkesin bir tazrı var değilmi....Teşekkürler canım okuyucularımmm:)
Bir iki gün önceden cumartesi tepebaşı The Marmara Peranın içindeki Miclaya gitmeye karar verdik.Ben iki kere gitmiştim Miclaya oda ilk açıldığı zamanlar sonrada aslında sizlere yalan söyliyemiyceğim çok bozulduğunu duymuştum ama hiç de öyle değilmiş herşey muhteşemdi valla:)
Biz biraz erken gidip barında içki içmeye karar verdik e muhteşem bir manzara çok da keyifli bir bar olunca kaçırmak istemedik.
20:30 gibi yemek masasına geçmiştik.
Başlangıç olarak Keçi Peynir ve İncirli Karakovan ballı tartolet yedik gerçekten lezizdi.
Ana Yemek olarak Fener balığı, Kılıç balığı,Fırında Bonfile ve Tavada Bonfile yendi. Benim tavada bonfilem gerçekten çok lezzetliydi.
Şarap olarak bir kısmımız beyaz tercih ederken bir kısmımız 2006 NIPOZZANO CHIANTI RUFINA'yı tercih etti.
E kilomuza ve hayatımıza dikkat eden bir grup olduğumuz için:) Tatlı yemekten kendimizi alı koymak zorunda kaldık oyüzden tatlılar hakkında bir yorum yapamıycağım.
Micla bizim masadan ortalama 8 aldı.Keyfli bir akşam yemeği için sizlere Micla'yı rahatlıkla önerebilirim.
ARTILARI:
*Servis gerçekten başarılıydı.Mert Yılmaza teşekkür ederiz.
*Yemekten önce içilen vodka tonic servisi çok başarılıydı.Şişe ile birlikte gelmesi masamız açısından büyük artı aldı.
*Yemekten sonra içtiğimiz limoncello'lar konusunda hiç cimri değildiler.Konyak servisi de masada şişeyle birlikte yapıldığı için tahmin edersiniz ki 10 puanı içkilerden almış oldu Micla.
*Ambiyans çok keyifli zaten müşterilerin çoğu yabancı.Biz yuvarlak masayı tercih ettik size de 6 kişilik bir yemek için önerebilirim çok daha keyifli sohpet edebiliyorsun.
EKSİLERİ:
*Kılıç balığı yiyen arkadaşımız balığın biraz sert olduğunu bildirdi bende bunu sizlerle paylaşmak zorundayım:)
*Daha önce menüde olan Türüflü Püre artık yok.Normal ve sade bir püreyi tercih etmişler ki bence büyük hata çünkü türüflü püre denemeye değerdi.
*Garnitürler biraz zayıf kalmış. Bu denli ağar ve güzel bir menü için daha başka garnitürler bekliyor insan.
Deneyin...
Cumartesi akşamımıza bir doğum günü partysiyle devam ettik.Ben çok uzun zamandır ne bu kadar dans etmiş ne bu kadar güzel müzik dinlemiştim.Otto santralin içinde katıldığımız bu doğum gününe bizi davet ettikleri için minan ve merraya çok ama çok teşekkür ederiz..
Ve olağanüstü müziği bize sağlayan DJ YUNUS ve DJ AYŞE' söylenebilicek tek bir kelime var ELLERİNİZE VE MÜZİĞİNİZE SAĞLIK...MUHTEŞEMSİNİZ
Sevgiler VerVE
PS:İmla hatalarımla ilgili gelen maillardan sonra asla düzeltmemeye karar verdim! E herkesin bir tazrı var değilmi....Teşekkürler canım okuyucularımmm:)
NY I LOVE YOU!
Başlığıma bakıp bu filmden çok etkilendiğimi düşünmeyin çünkü aslına bakarsanız beni büyük hayal kırıklığına uğrattı amaaaaaa filmin ismi tam ny u ifade ediyor bence..Ben ny da yaşamadım çok istedim ama olmadı belkide iyi oldu ama çok şanslıyım ki 1 sene içinde 2 kere gitme imkanım oldu ve heycanla paylaşmak istiyorum kii bayramda da gidiyorum, paramı ,zevkimi ,eğlencemi sadece ny la paylaşmak istiyorum.Bu şehir beni mutlu ediyor, kendimi iyi hissetmemi sağlıyor o yüzden sizlerle ve gitme imkanı bulan herkesle ny hakkında bir paylaşıma girmek istiyorum; benim ny hakkında daha öğreneceğim çok şey var çünkü....
Size ny daki otellerle ilgili bir çok şey söyleyebilirim ama bunu yapmıycağım:) Çünkü hepsinin kendine göre özellikleri ve güzellikleri var amaaaaaa biz bi yer bulduk ve gittiğimiz her 2 sefer burda kaldık ve sanırım ny'a gitme şansını her bulduğumda burda kalıcam:) LONDON NYC şık,minimal (ama philippe starck'ın londradaki oteli tarzı minimal değil, sakın yanlış anlaşılmasın sizlere deliler hastanesini önermiyorum)muhteşem bir club sandwichi var ki biz gittiğimiz her otelde utanarak söylüyorum ki buna önem veriyoruz :) Veeeeee o muhteşem adam Gordon Ramsay'in restaurantı bu otelin içinde ama bu durum fiyatlar konusunda sizi korkutmasın inanın çok daha kötülerini gördük :) ve işte adres:151 west 54TH street www.thelondonnyc.com/
Gelelim o olağan üstü restaurantlara:
Ny tasın... bir kere gözünüzü açar açmaz dışarı çıkmak lazım herşeyin çok hızlı hareket ettiği, aklınızın karışıcağı ve aslında kaybolacağınız bir dünya sizi bekliyor ama itiraf etmeliyim ki bu benim için çok büyüleyici :)
öncelikle muhteşem bir kahvaltı ve bence en iyisi Sara Beth's (40 Central Park South - http://www.sarabethscps.com/ )
ve nelermi yemeliyiz tabiki omletin her türlüsü ve ortaya da pancakes!! Eggs Benedict de gerçekten tadılmaya değer.
Çok fazla yediğimiz için sanırım central park da biraz dolaşmamız gerekicek veeeee alışveriş :Ny da alışveriş adresi sizlere veremiycem çünkü bu ny a haksızlık olur, gördüğünüz her mağzaya girin çünkü ben öyle yapmaya çalışıyorum.
Tabiki tekrar acıkıcaz ve öğle yemeği için en ideal adres : Milyon tane yer olduğu ve yazımı okumak sizin için sıkıcı olmaması amacıyla sizlere sadece bir yer önerebilirim:( 69 ile Madison'un köşesindeki minik bir French Bistro; Le Charlot
Buraya gelmişken Moules yemeden sakkkın kalkmayın..
Alışverişe devam edin diycem ama ben çok para harcadım galiba o yüzden otelime gidip biraz uyku iyi gelebilir..
Ve Ny geceleri: Güzel bir akşam yemeğini hiç birşeye değişmem bundan 1 sene önce gece kluplerinin benim için ciddi bir önem taşıdığı yaşlardı ama sanırım büyüdüm ,hayattan daha büyük zevkler almayı öğrendim o yüzdeeeeeen en özel en güzel dinner time!
WOLFGANG'S: wolfgangssteakhouse.net Manhattan'da iki yerde var: 409 Greenwich St ve 4 Park Avenue (biz burayı tercih ettik) Inanılmaz bir steakhouse!! direk ortaya kaç kişiyseniz o kadarlık et sölein, gerisini onlar zaten hallediyor ama o muhteşem lezzetli etlerin yanında sakın kremalı ıspanak soğan/mantar sote ve püre istemeyi unutmayın biz bu yemek şenliğiyle Silver Oak şarabını tercih ettik sanırım en doğrusunu yaptık.Tatlı benim hayat felsefemdir oyuzden yemek sonrası bir Apple Strudel ve NY Cheesecake'i hesaba ekletin!
Ben daha çok şey anlatırım ama yetmez hiç bir zamanda yetmiyecek burası NY kime yetmişki!
Haftaya başka bir büyüleyici şehir olan Istanbul'da görüşmek üzere...
sevgiler verve
Bir Dostla Fransiz Esintisi; (04.10.2010)
Dün aksam dusunurken sevdigim insanlarla roportaj yapmak,begendigim ozendigim insanlarla tanisip sohpet etmek bunlari size aktarmak istedigime karar verdim. Biz bu ise Esenle beraber basladik, biz bu meslegi yapmaya beraber karar verdik. Sizlerle bu sohbeti paylasmak istedim. Karsinizda guzel, genc ve basarili sef Esen Hunal Blake !!!
Onun simdi muhtesem bir Fransiz Brasseriesi var siddetle gitmenizi tavsiye ederim :)
Mekan : La Brise
Tel: (0212) 244 48 46
Adres: Asmalımescit Caddesi 28, Asmalımescit
Semt: Asmalımescit sokak.
Adres: Asmalımescit Caddesi 28, Asmalımescit
Semt: Asmalımescit sokak.
GV: Ben her seyi bildigim icin seninle bu roportaji yapmak cok garip geliyor ama herkesin ogrenmesi icin bastan baslayalim. Bu meslegi yapmaya nasil karar verdin?
EB: Bunlari ciddi konusmak biraz zor olucak seninle ama basliyim. Senin de bildigin gibi kucuklukten beri aile olarak bu isin icinde olunca bu isin icinden cikmasi zor oluyor. Ben de egitimimi bu alanda alip aile meslegine devam etmek istedim.
GV: Herkesin merak ettigi bir soru daha var cunku ben bile bu soruya cevap vermekte zorlaniyorum. The North Shield Publarla tam olarak baglantiniz nedir?
EB: The North Shield Publar 1990 senesinde annem ile babamin yarattigi bir markadir. Su anda 15 tane subemiz bulunuyor. Yesilkoy disindakilerin hepsi franchaise. Marka bu sene 20. senesini doldurdu. Genel isletme hala bize ait.
GV: Aile isine devam etmek istedigini soyledin fakat bu isi biraz daha kisisellestirip La Brise Brasserie'yi actin. Bize Biraz La Briseden bahsedermisin? (15 seneden sora ilk defa bu kadar resmi konusuyoruz)
EB: Benim yerime sen anlat diycem cunku sende en az benim kadar La Brise'in ilk bir bucuk senesini yasadin. La Brise bizim icin yeni bir deneyimdi. Benim mutfak egitimimi kullanabilecegim ve gelistirebilecegim bir yerdi. La Brise tipik bir Fransiz Brasseriesi. 45 kisilik bir restoran. Icki ve yemek menusunde Turkiyede elimizden geldigi kadar Fransiz menulerini aratmamaya calisiyoruz. Turkiyede bunun ne kadar zor oldugunu sende biliyorsun.Ne kadar kendi dukkanim desemde ailemin destegi olmasa bu yasta bunu basaramazdim.
GV: Bilmezmiyim. Sizinle bir bucuk sene calismak benim icinde buyuk bir deneyim oldu. Cok calistin cok yoruldun ama simdi karsiligini aliyorsun degil mi?
EB: Cok klise olucak ama istemek basarmanin yarisidir ben buna cok inanirim. Ustune birde cok calistigin zaman bunun karsiligini mutlaka aliyorsun.
GV: Ben cevabini biliyorum ama insanlar merak ediyordur. Isten cikinca evdede yemek yapiyormusun?
EB: Tabiikide yapiyorum ama cogunlukla isimi eve tasimiyorum. Evde yaptigim seyler genellikler cok daha farkli oluyor.
GV: (Muhtesem zeytinyagli yemek yapar bu arada) Eşin yemeklerini begeniyor mu?
EB: Begenmiyorum diyemiyor tabiiki. Yemeklerimi seviyor ama yeri geldiginde yaratici elestirilerde bulunuyor. Ne kadar bi asci olsamda bu yapici elestirilere ihtiyacim oluyor.
GV: Elestiri demisken negatif elestiri aldigin zaman tepkilerin nasil oluyor?
EB: Hakli elestri olduktan sonra tabiiki de bu durumu degerlendirmeye calisiyorum. Ama ne yalan soliyim ki tabiikide cok hosuma gitmiyor.
GV: O zaman sana biraz daha kisisel bir soru soriyim. Bu kadar yogun bir is temposu ve evlilik bir arada nasil yuruyor?
EB: Yogun is temposunda sana sonuna kadar destek veren bir kocan oldugu surece cok da zor olmuyor. Sonuc olarak oda benim bu isi yaptigimi biliyordu. Bunu kabul ederek beni aldi zaten. (Guluyoruz)
GV: Bu arada Cumartesi gunleri Vatan Gazetesinde yaziyorsun. Kose yazilarini derliyip bir kitap haline getirmeyi dusunuyormusun?
EB: Gazete yazilarini yazmak benim icin cok buyuk bir keyif. Kitap haline gelmesi icin biraz daha arsive ihtiyacim var. Buda supriz olucakti ama aklimizda bir "La Brise Cook Book" yapma plani var. En kisa zamanda insallah.
GV: Bunu ilk kez gurme verveyle paylastigin icin tesekkur ederim.Peki son olarak bize o muhtesem risotto tarifini verebilirmisin?
EB: Tamam o zaman baslayalim. Oncelikle risortto yaparken benim en cok tercih ettigim pirinc tipi
"arborio". Supermarketlerde raflarda kolayca bulabileceginiz bir mazleme. 1 apket risotto size az gorunmesin suyu cekince nerdeyse iki kati kadar sisecek.
"arborio". Supermarketlerde raflarda kolayca bulabileceginiz bir mazleme. 1 apket risotto size az gorunmesin suyu cekince nerdeyse iki kati kadar sisecek.
RIsotto Bianco (Beyaz Rİsotto)
* 1 litre sebze/et suyu (1 litre suyun için bulyon atarak da yapabilirsiniz ama tuzunu iyi ayarlamayı unutmayın)
* 1 büyük soğan
* 2 diş sarımsak
* 400 gr risotto
* 1 bardak sek beyaz şarap
* 100 gr tereyağı
* 2 kaşık zeytinyağı
* 120 gr parmesan peyniri
* Tuz-karabiber
Bir tencerede risotto için kullanacağınız sebze/et suyunu ısıtın. Soğanlarını küp küp doğrayın. Büyük bir tavada tereyağının üçte biri ile zeytinyağını eritin. Doğranmış sarımsakları ve soğanları yağın içine atıp renklenmeden 10 dk kadar pişirin. Pirinci de ekleyip yağ ile kavurun. İtalyanlar bu kavurma işleminde pirinçlerin yağ ile kaplanması işlemini “tostatura” olarak adlandırıyor.
Pirinçleri beyazlaşana kadar orta ateşte kavurduktan sonra beyaz şarabı da ekleyin ve şarabı iyice çektirin.
Pirinçler beyaz şarabı iyice çektikten sonra ateşi yükseltin ve kenarda kaynayan sebze/et suyunuzdan bir kepçe ekleyin. Eklediğiniz su çekene kadar yavaşça karıştırın ve her seferinde 1 kepçe daha ekleyin. Bu yavaşça karıştırma işlemi, pirinçlerin nişastalarının yavaşça suya karışmasına ve yemeğe kremamsı yapıyı vermesini sağlayacaktır.
Risottonuzun pişip pişmediğini anlamak için tadına bakın. Doğru pişen risottonun İtalyanların makarna için söyledikleri “al dente” sözüne uygun şekilde olması gerekmektedir. Pişmiş ama dişe gelen bir diriliği ifade eder al dente.
Pirinciniz yeterli derecede suyu aldıktan sonra ateşten alın. Kalan tereyağı, parmesan peyniri, tuz ve karabiberi de içine atın. Pirincin tereyağı ile bağlanması işlemine İtalyanlar “mantecatura” derler. Bu “seremoni”, risotto yapımının en önemli anlarından biridir.
* 1 litre sebze/et suyu (1 litre suyun için bulyon atarak da yapabilirsiniz ama tuzunu iyi ayarlamayı unutmayın)
* 1 büyük soğan
* 2 diş sarımsak
* 400 gr risotto
* 1 bardak sek beyaz şarap
* 100 gr tereyağı
* 2 kaşık zeytinyağı
* 120 gr parmesan peyniri
* Tuz-karabiber
Bir tencerede risotto için kullanacağınız sebze/et suyunu ısıtın. Soğanlarını küp küp doğrayın. Büyük bir tavada tereyağının üçte biri ile zeytinyağını eritin. Doğranmış sarımsakları ve soğanları yağın içine atıp renklenmeden 10 dk kadar pişirin. Pirinci de ekleyip yağ ile kavurun. İtalyanlar bu kavurma işleminde pirinçlerin yağ ile kaplanması işlemini “tostatura” olarak adlandırıyor.
Pirinçleri beyazlaşana kadar orta ateşte kavurduktan sonra beyaz şarabı da ekleyin ve şarabı iyice çektirin.
Pirinçler beyaz şarabı iyice çektikten sonra ateşi yükseltin ve kenarda kaynayan sebze/et suyunuzdan bir kepçe ekleyin. Eklediğiniz su çekene kadar yavaşça karıştırın ve her seferinde 1 kepçe daha ekleyin. Bu yavaşça karıştırma işlemi, pirinçlerin nişastalarının yavaşça suya karışmasına ve yemeğe kremamsı yapıyı vermesini sağlayacaktır.
Risottonuzun pişip pişmediğini anlamak için tadına bakın. Doğru pişen risottonun İtalyanların makarna için söyledikleri “al dente” sözüne uygun şekilde olması gerekmektedir. Pişmiş ama dişe gelen bir diriliği ifade eder al dente.
Pirinciniz yeterli derecede suyu aldıktan sonra ateşten alın. Kalan tereyağı, parmesan peyniri, tuz ve karabiberi de içine atın. Pirincin tereyağı ile bağlanması işlemine İtalyanlar “mantecatura” derler. Bu “seremoni”, risotto yapımının en önemli anlarından biridir.
GV: Senin bir sirrin daha var sen soylemezsen ben soyleyecegim. Hadi onu da paylas bizimle.
EB: Risottonuzu tabaklariniza servis ettikten sonra ustune eti burcak kirin lezzetine inanamiyacaksiniz.
GV: Bu keyifli sohbet icin cok tesekkurler. Guzel bir turk kahvesini hakettik sanirim.
EB: Rica ederim. Sade olsun lutfen.
Ben bu roportaji yaparken cok keyif aldim. Umarim sizlerde okurken ayni keyfi alirsiniz. Biz her hafta Esenin guzel yemeklerini yemek icin La Brise de olucaz. Sizleride bekleriz.
Sevgiler.
VERVE
Just Fun!
Hayatımda her zaman güzel olan şeylere özenmişimdir.Benim için bir özelliği olan açıkcası beni mutlu edebilicek herşey benim için çok değerlidir; bu konularda biraz bencilimdir:)Yemeğe meraklıyımdır.lezzetten anladığımı düşünürüm (tamamiyle kendi damak tadım olarak),güzel kıyafetler.güzel restoranlar.değişik ülkeler..26 yaşında bir kadın olarak bu yolda emin adımlarla ilerlediğimi düşünüyorum çok şey öğreniyor her öğrendiğimi de paylaşmak istiyorum..Güzel şarap içmeyi seviyorum ama en pahalısının en iyisi olduğu kültürüyle değil, evet güzel giyinmeyi seviyorum ama kazıklanarak değil, evet en güzel ülkeleri gidip görmek istiyorum ama cahilce değil. Ben amatörce sizlerle gezdiğim ülkeleri, yediğim o muthiş yemekleri ve tabikiii alışveriş yaptığım o muhteşem ve ucuz mağzaları paylaşıcam.Hep birlilkte gezicez. hep birlikte o minik ve güzel mağzalardan alışveriş yapıcaz,hep birlikte güzel şaraplar içicez vee hep birlikte yemek yapıcaz bence çok eğlenicez... just fun, fazla ciddiye almamak lazım ... hadi NY dan başlıyalım.....:)
ps:imla hatalarım hiç bir zaman düzelmiycek şimdiden sorry telafi edicem bir gün!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)